okuyana mektup türkçe |  english 
hakkında   
yapıtları   
yazılanlar   
söylenenler   
haberler   
duyurular   
galeri   
iletişim   
 
Lütfen bizimle düşüncelerinizi paylaşın.
 
Adınız - Soyadınız :
E-posta :
Mesajınız :
 
Süleyman Güner22-04-2010

Daha ilk romanıyla özgünlüğünü ortaya koyabilmiş ender yazarlardan biri olan Toptaş'ı yazın kumsalında bulup dünyasının "uzun tüylü tenini" ilk ovuşturduğumda, lambadaki cinin cazibesi baştan çıkarmaya yetmişti. Kronolojik sırayla okumadım onu, tarihi sıralandırmalara gelmez zaten o. "Yaptığı şeyin kendisine dönüşmeyi arzu eden" bir adam hangi kuralla okunabilir ki? Bir dil ustası kuşkusuz Toptaş. Kaleminin ucuyla, kağıttan kayığa bindirip savuruyor bizi her romanında, öyküsünde hatta denemelerinde. Önemli olan gittiğimiz yerler değil, gördüklerimiz, işittiklerimiz, kokladıklarımız, tanıştıklarımızdır ona göre. Toprağın altından, gökten, yerden, denizden her yerden gidebilir, her limana, her kovuğa, her adaya uğrayabiliriz. Masalgerçek dünyanın garip insanları yanağımızdan makas alabilir. Ama yolculuktur esas olan. Romanla ilgili tabuları kırmaya yemin etmiş gibi bazen kahramansız, bazen mekansız, bazen zamansız, bazen konusuz öyküler yazar iç içe. Satürn'ün halkalarından, sırat köprüsünden, çocukluktan, aşktan, aşksızlıktan, gölgesizlikten, ölümden, uykuların doğusundan geçebiliriz. Sonsuzluğa gider tüm romanlarında kağıttan kayığı. Bir gürgen dalıyken kuş olmak şaşırtmaz bizi. Kahramanlar, içinizden sıyrılıp, başka bir kabuğun içine girebilir. İnteraktif sanal bir oyun gibi, hem oyuncu hem izleyicisinizdir. Şiirsel diliyle konuşur kaygan bir hayvanın. Arada şahdamarımızdan ısırır. Hasan Ali Toptaş, harfler ve noktaların adamıdır. Onları birbirlerine çata çata, yalnızlıklarımızdan bir düş yontar. Notalardan bir şarkı besteler ama ne Ravel'in Bolero'su gibi giderek yükselir, ne Pachelbel'in Canon Suit'i gibi kendini tekrar eder, belki belki Dört Mevsim'dir ama yarattığı metafor dindiğinde, geriye kalan tattır. Sırrı o eserden sonraki sessizlikte gizlidir. Nasıl ki şiir, okyanusların deli dalgalarının ucundaki köpükse, güzel kuyruklu bir şiir okumuş gibi bir tat bırakır. Sinerjiktir harfleri ve noktaları. Kafka'nın, Marquez'in, Bernieres'in, Yaşar Kemal'in çoğul ve bilge diliyle konuşur. Halden hale geçiş halidir romanı ve kitap bittiğinde, kitaba başlayan kişi değilsinizdir. En azından benim için böyledir ve henüz tanımamış olanlara bu "Aynalı Çocuğu" şiddetle tavsiye ederim.

Asli Anar11-04-2010

Hasan Ali bey, siz nasıl bir insansınız Allahaşkına? Nasıl bir beyin, nasıl bir yetenek, nasıl bir dil... Kitaplarınızı bu halet-i ruhiye içerisinde okuyorum hep. Her sayfada hayranlığım ve hayretim artıyor. İnsanın anadilinde böyle bir yazar okuyabilmesi ne kadar büyük mutluluk. İyi ki varsınız, iyi ki yazıyorsunuz, daha çok yazın ne olur. Selamlar..

Abdullah Taş15-03-2010

hayatım boyunca kitap okumaya and içmiş biriyim ben öyle bir zamana denk geldim ki ne okusam diye kıvranıyordum işte tam o sırada devamlı kitap aldığım yerden biri hasan ali toptaş okusana dedi işte o an başladı sizinle serüvenimiz ve gerçekten bu tanışmadan çok mutluyum Allah elinize zeval vermesin yeni eserlerinizle buluşmak dileğiyle...

Pınar Özkan15-03-2010

İlk ne zaman okudum Hasan Ali Toptaş'ı, bilmiyorum.Belki hep ordaydı.Bir gün bir çatlak buldu oradan sızdı, tekrar kendi elimle bana dokundu.

serhat merdi..01-03-2010

Birinin, bir diğerinin ardından kendi sesini yırtarcasına seslenişinde takılıp kalmış, çağıran durmadan çağıran, delirmiş bir harfin kudurmuşluğu ve bütün bunlarla birlikte dağ dağ yığılmış kelime hurdalarının keskin kenarlı aralıklarında nereye sığınacağını düşünen, kaygıyla etrafına bakınan ve belki de aslında sükunet hayaliyle yanıp tutuşan, herhangi bir söze kurtuluş umuduyla uzanıp da tutunamayabilir ve yine karşınızda konuşurken işte böyle tökezleyebilirim.

Zafer Kalfa04-02-2010

Haydarpaşa'dan Tandoğan'a giderken aynı trende denk geldiğim sevgili Mesut Aşkın sayesinde tanıdım sizi.Gecenin geç saatlerine kadar,trenin lokantasında, sizin eserlerinizden bahsetti bana. Ve gecenin muhteşem satırı: "Artık insanları analardan çok yaşamın doğurduğunu biliyorum!"... şimdiden sonra sizi,daha yakından tanımak ve eserlerinizi derinlemesine incelemek için çaba harcayacağımdan emin olabilirsiniz. Allah'a emanet olunuz!

özge özkoç04-02-2010

Kitaplarınızı okumak, güzel bir müzik dinlemek gibi... Kelimeler aksın, cümlelere varsın, Hasan Ali toptaş hep yazsın istiyor insan. Emeğinize sağlık.

ABDİ SAĞLIK29-01-2010

Gazeteyi bile seyrek okuyan birine roman okuttuğunuz için teşekkür ederim. "Kayıp hayaller kitabı"nızı okurken çocukluğumu yeniden yaşadım. Bu ara "Sonsuzluğa Nokya"yı okuyorum. Diğer kitaplar hazır bekliyor. Kısmet olursa kitapları imzalatmak istiyorum. Saygılar.

tacettin kandemir21-01-2010

sevgili hasan ali... seninle okuma alışkanlığım değişti desem, inan. seninle sağlam ve mütevazı bir kişilikle tanıştım desem inan... sohbetlerinde bile canlı kitap gibisin benim için. teşekkürler sana... emeklerinin değeriyle değerlenmesi dileğimle, tüm dünyada..

BAHRİ ÇİVRİL15-01-2010

Merhaba, İlk defa kitabını okuduğum her yazar hakkında içimde bir duygu yolu açılır. sonraki okumalarımda o yoldan ilerlerim. Sizi ilk okuduğumdan beri korkuyorum, korka korka okuyorum, korktukça; yenebilmek için daha da okuyasım geliyor.

1  2  3  4  5